"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir." NT

 

karisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisikkarisik

Fizik

Fizik okuyup da ne yapacaksın?

Birçok öğrenci için fizik ve matematik dersleri okul yaşamı boyunca karşılaşılan en zor derslerin başında geliyor. Peki, bu derslerin daha fazla sevdirilmesi için neler yapılabilir?

Prof. Dr. Feryal Özel, çok genç yaşta önemli başarılara imza atan bir astrofizikçi ve astrofizik alanında dünyada ilk sıralarda yer alan Arizona Üniversitesi’nde profesör. İstanbul doğumlu Özel, Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu. Burslu kazandığı Columbia Üniversitesi’nde çift ana dal yapan Özel, hem fizik hem de matematik mühendisliği bölümlerinden ‘Yüksek Onur Derecesi’ ile mezun. Özel, dünyanın en akıllı kadınları arasında gösteriliyor.

3 TED konuşmacısı sizi bilime aşık edecek.

Einstein’ın her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluluk sağlama çabası olarak tanımladığı bilim, eğitim düzeninin getirdiği sınırlarla birlikte çoğu kişinin aklına sadece içinden çıkılmaz formüller olarak gelebilir. Formüller ve teorileri bilim insanlarına bırakarak bu yazıda bilimle hayret veren sonuçlara bakalım.

Türkiye'de Fizikçi olmak

Fizik nedir? Fizikçi ne iş yapar? herhangi bir politikacıya, özel sektördeki ceo'sundan ik'sına kadar, Miili Eğitim bakanlığında görev yapan eğitimcilerden üniversitelerde yönetici konumunda bulunan hocalarımıza kadar kime sorarsanız sorun sadece kem-küm edeceklerdir. Türkiye'de Fizikçi olmak bu kadar zordur. Çünkü anlaşılamıyoruz ve görmezden geliniyoruz.

Burada kullandığım "zor" kelimesini gerçek anlamında kullanıyorum gerçekten zordur Tükiye'de Fizikçi olmak.

Üniversitelerin kendi aralarında bile çoğunlukla denkliği olmayan, muhtemelen "bunlardan sadece dershanelere öğretmen olur" mantığıyla hazırlanmış uydurma eğitim sistemi, sanırım bir iki kişinin oturup hazırladığı ve 4 yıl olarak planlanıp 5-6 hatta 7 yılar kada uzayabilen eğitim dönemi, 50 yıl öncesinden kalma labaratuarlar ve çalışmayan deney sistemleri, lisans öğrencilerinden saklanan hatta yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bile kullanması yasak olan ekipmanların cihazların bulunduğu labaratuarlar ve sonuçta sadece teorik bilgi yüklemesine dayanan eğitim sistemi ile Türkiye'de Fizikçi olmak zor iştir.

Yazdıklarıma kızanlar, saçma bulanlar olabilir elbette ancak şöyle basit bir hesap yapın 4 yıl öğrenim gören bir üniversite öğrencisinin devlete maaliyeti yaklaşık 50.000TL nin üzerinde iken ve 4 yıllık koskoca bir zaman dilimi harcanmışken fizikçi ünvanıyla yetişen onlarca bireyin işsiz kalması, dershanelerde çalışmak zorunda kalması yada polis, elektrikçi gibi meslekler seçmek zorunda kalması adil mi? Bu durum sadece milli servetin israfı değil aynı zamanda özellikle ülkedeki beyin gücünün kaybı anlamına gelirken, bunu göz ardı edebilen yönetimin, bilime ve teknolojiye olan bakış açısını anlamak bir yana dursun, en basitinden devlet su işleri, kara yolları, belediyeler ve şu an aklıma gelmeyen birçok devlet kurumu bünyesinde bulunan fizik laboratuvarında neden fizikçilerin istihdam edilmediğini anlamak bile çok zor olabiliyor.

Fizikçi bir bilim adamı adayı olarak temel bilimlerle donatılmış kişidir. Doğayı anlar, doğal olayların neden ve sonuçlarını öğrenir ve bunları matematiksel metotlarla ifade eder. Tüm doğa bilimlerinin kaynağı fiziktir ve tüm mühendislik dalları fizik prensiplerini kullanır.

Türkiye'de bilim yuvası sanılan TUBİTAK'ta sizce fizikçi var mıdır? Hayır. Tamamen mühendislerin işgali altındadır. Çünkü ülkeyi yönetenler bilimi teknolojik gelişmeden ibaret sanmaktadır.

Bilim sadece teknolojik gelişme değildir. Evet bilimsel çalışmaların bir parçası teknolojiyide kapsamaktadır ancak teknolojinin tek bilimsel çalışma olduğunu sandığımız sürece İbn-i sina lar, Farabiler hep tarihte kalacaklar.

... devamı var.

Yukarı